Son güncelleme: 7 Şubat 2020

Yaşadığımız aşk, duyduğumuz sevgi, çok çalışmanın sonucu olarak kazandığımız başarılar, eğer içimize gerçek anlamda bir enerji ve içimizde gerçek anlamda bir tutku yok ise, bizim için anlamsız kalmaya mahkum olur. Bu yüzdendir ki, kendimizi motive edecek bir kaynak aradığımızda tutkularının peşinden gitmek isteyenlere tavsiyeler şeklinde araştırmalar yapmakta ve kendi tutkularımızı da o yönde değiştirmeye ve geliştirmeye çalışmaktayız. Şöyle bir düşünün ve hatırlamaya çalışın, hangi durumlarda ve kaç kez “tutkularının peşinden git” diye tavsiyeler aldınız? 

Her ne olursa olsun, daima tutkularının peşinden git önerisi, yeni bir iş başlangıcında olsun, okul dönemlerimizde karne günlerinde okul müdürünün yaptığı konuşmalarda olsun, bir büyümüzün bize verdiği nasihatler arasında olsun daima duyduğumuz bir şeydir. Hatta kendi kendimize bile, tutkularının peşinden gitmek isteyenlere tavsiyeler şeklinde konuşmalar yaparız. Ayrıca, sözümüzün geçtiği kişilere de kendi tutkularının peşinden gitmeleri yönünde de tavsiyeler verdiğimiz durumlar olmuştur. 

Tutkularının peşinden gitmek isteyenlere tavsiyeler konusuna biraz daha bilimsel açıdan yaklaşacak olursak şöyle bir örnek verebiliriz; Amerika’da bir okulun öğrencileri üzerinde yaptığı raştırmada, öğrencilerin yaklaşık olarak %90’lık kısmının hedefindeki meslek doğrultusunda yapacağı en önemli şeyin kendi tutkularının peşinden gitmek olduğuna ulaşılmıştır.  

Tutkuların peşinden gitmek adına yapılan bir diğer deney çalışmasında ise; Tam zamanlı olarak çalışan 3 bin kişi üzerinde yapılan deney çalışmasında, çalışanların yaklaşık  sadece %20’lik bir kısmının yaptıkları mevcut işe tutkuyla bağlı oldukları sonucuna varılmıştır. Hatta ve hatta çoğu kişi kendi tutkularının peşinden nasıl gideceğini ve kendi tutkularının peşinden gitmek adına ne gibi değişimler içerisine gireceğini bile bilmiyor. Ancak herkesin aklında bir fikri ve bir hayali var falat aklımızdaki fikri ve hayalimizideki işi hayata geçirmek için, içimizde bir miktar da tutku olması gerekmektedir. Aksi taktirde, yaptığımız işi sevmeyen ve hayattan sıkılmış bireyler olarak yaşantımıza istemsizce devam etmek zorunda kalırız. Peki, gözlerinizi kapatın da bu konu hakkında derin derin düşündünüz mü? Nasıl daha tutkulu oluruz diye? İnsanın içerisindeki tutku üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, çok önemli üç noktaya dikkat edilmesi ve vurgu yapılması konusunda tutarlı olunması gerektiği söyleniyor. Bu üç nokta;

  • Tutku, insanın sonradan kazanacağı veya da gün geçtikçe geliştireceği bir şey olabilir. O yüzden, daha tutkulu bireyler olmak adına tutkumuzu güçlendirmeliyiz.

  • Ancak, tutkuların peşinden gitme konusunda geç kalmış bireyler için bu tutum, eski güçlerini yitirmenin de verdiği negatif etki ile daha zor bir hale gelecektir.

  • Tutkularımıza gereğinden fazla bağlanarak veya da tutkularımızdan aşırı bir şekilde uzaklaşarak telafisi olmayan hatalar da yapabiliriz. Bu nedenledir ki, tutku sınırlarımızı ayarlamayı çok iyi bilmeliyiz.

Şimdi de bu konuyu daha açıklayıcı bir dil ile anlatalım ve tutkularının peşinden gitmek isteyenlere tavsiyeler verelim…


Tutkularının Peşinden Gitmek İsteyenlere Tavsiyeler / Tutkunuzu Bir Yerlerde Bulmayı Beklemeyin

Tutkularının Peşinden Gitmek İsteyenlere Tavsiyeler

İnsanlar çeşitli konularda ve çeşitli şekiller içerisinde yanılgıya düşmektedir. Hal böyle olunca da, tutku konusunda da çeşitli yanılgılar içerisine düşebilmekteyiz. İnsanların tutku ile ilgili olarak en çok yanıldıkları durumlardan biri de, tutkunun sabit ve değişmez bir şey olduğunu sanmalarıdır. Tutku konusundaki bilinen ve uygulanan yanlış kural ise şu şekildedir; herhangi bir şeye karşı içinde bir tutku ya vardır, ya da yoktur. Çünkü, bir insan bir şeyi denemeden o şeye karşı içinde bir tutku olup olmadığını asla bilemez. Bu duruma farklı bir bakış açısı ile bakacak olursak da, eğer bir insanın ilk başta bir konu üzerinde tutkusu yok ise, o insan bu konuda kendisini değiştirebilir ve o şeye karşı içerisinde tutku oluşturmayı da başarabilmektedir. Eğer, bir şeye karşı tutkunuz ya vardır ya da yoktur diye tabir edilen yanlış kurala uysaydık, hayat boyu tutkumuzu bir yerlerde bulmayı beklerdir. Belki de hayatımızın sonuna kadar içimizdeki tutkuyu hangi konuda yansıtacağımızı asla ve asla keşfedemezdik. O yüzden, tutku doğuştan gelen bir olgu olmadığı için ve biz tutkumuzu kendi irademiz ve tutumumuza göre değiştirebildiğimiz için, tutku duyduğumuz durumları da değiştirebiliriz. O yüzden, tutkunuzu geliştirmeyi deneyin ve tutkunuzu bir yerlerde bulmayı beklemeyin.


Değer Verdiğiniz/Önemsediğiniz Şeye Odaklanın, Eğlenceli Olana Değil

Tutkularının Peşinden Gitmek İsteyenlere Tavsiyeler

İçimizdeki tutkuyu yaptığımız işlere yansıtma konusunda burası çok önemlidir. Tutkumuzu, severek yaptığımız şeyler üzerinde göstermeliyiz. Aksi taktirde, yaptığı işten hiçbir şekilde keyif almayan ve hayatından çabucak sıkılan bireyler haline geliriz. O yüzden, tutkularının peşinden gitmek isteyenlere tavsiyeler arasında belki de en önemli tavsiyelerden biri de; değer verdiğiniz ve önemsediğiniz şeye odaklanın, eğlenceli olana değil. Çünkü herkes için eğlenceli olan şeylere odaklandığınızda, o şeye karşı olan zevkiniz ve hevesiniz kısa bir süre sonra geçecektir. Hatta daha sonra ise, bu durum ile beraber içinizdeki tutku da yavaş yavaş yok olmaya başlayacaktır. Ancak siz, her daim sevdiğiniz işi yapmayı ve tutkunuzu, işine karşı aşka dönüştürmenin peşinden gidin.   

Ayrıca, HIZLI PARA KAZANMA YOLLARI başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.