Son güncelleme: 7 Şubat 2020

Hayatınızdan memnun musunuz? Sizi, hayatınızdan memnun olurcasına gülümsetecek şeylerin gerçekleşmesi her zaman basit olmayabilir. Hayat boyu karşınıza çıkan her engel, yaşadığınız hayatının sizi ne denli tatmin ettiğinin göstergesidir. 

Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, dünyada hangi canlı olursak olalım, dünyanın her neresinde olursak olalım ve dünyada hangi zaman diliminde yaşarsak yaşayalım hiçbir zaman tamamen mutlu olamayız. Çünkü mutluluk, kişinin bilinçli olarak çıktığı bir yolculuktur. Bu yazımızda da, mutluluğun yollarından bahsedeceğiz. Hayatınızdan memnun musunuz sorusuna evet demek, kişinin, yaşadığı hayattan yeteri kadar keyif aldığının en büyük göstergesidir. Mutluluk, hiçbir zaman statik olmamıştır. Çünkü mutluluk dinamik şeylerden gelir. Bunun nedeni de, insanların gelişmesi için sürekli hareket içinde olmalısıdır. Öyle ya, mutluluk da bir harekettir ve mutluluk da bir gelişimdir. 

İnsanlar, her sabah çeşitli planlar yaparak uyanır, ancak günün istediği saatinde yaptığı planlar içerisinde değişikliğe de gidebilir. Çünkü, planlar bazen mutluğumuzu bozabilir. Biz ise, planlarımız yüzünden mutluluğumuzu bozmak yerine, mutluluğumuz için planlarımızı değiştirebiliriz. Alı o zaman daha mutlu ve daha huzurlu bireyler haline gelmemiz mümkün olur. İçimizce oluşan her bir mutluluk, sakin bir coşkunun göstergesidir. Mutluluk, sürekli bir şeyler yapmak ve sürekli olarak ilerlemektir. Tempomuz her ne kadar yavaş olsa bile ilerleyelim, çünkü içimizdeki hisler bunu algılar ve bizi daima mutlu etmeye çalışır. Birçok insan, içerisinde bulunduğu olumlu veya olumsuz durumun farkında bile değildir. Bu konuda kendinize sorabileceğiniz hayatınızdan memnun musunuz sorusu, aslında beraberinde birçok soruyu da hali hazırda getirmektedir. Tabi kendinize sorduğunuz her türlü soruya da dürüst cevaplar vermeniz gerekmektedir. Çünkü, kendisine dürüst davranmayan insan hiçbir zaman mutlu olamaz, sahte mutluluklar dışında tabi… Özellikle de, mutluluğunuzu arttırmak adına çeşitli girişimlerde bulunduysanız, kendinize sorduğunuz hayatınızdan memnun musunuz sorusuna çoğu kez, “evet, hayatımdan kesinlikle memnunum” cevabı verirsiniz.


Hayatınızdan Memnun Musunuz? / Kendinizi Kaç Kere Hayatınızdan Şikayet Ederken Yakaladınız?

Hayatınızdan Memnun Musunuz?

Kendinize sık sık sormanız gereken sorulardan biridir; Kendinizi Kaç Kere Hayatınızdan Şikayet Ederken Yakaladınız? sorusu. Bu konuda önemli olan sadece, kendi hayatınızı şikayet etmekten sakınmak değildir. Bu konuda önemli olan şey, hayatınıza içerisinde sürekli ve sürekli olarak aynı şeyleri şikayet edip etmediğinizdir. Eğer, hayatınızın işleyişi esanında sürekli olarak aynı şeyleri şikayet ediyor ve bu yüzden de canınızı sıkıyorsanız, bunun nedeninin araştırmalı ve en doğru çözümü bulmaya çalışmalısınız. Eğer bu duruma herhangi bir çözüm bulamadıysanız, hayatınızda sıkıntılardan oluşan dev bir kısır döngü var demektir ve bu kısır döngüyü çözecek kişi de yine sizsiniz. Eğer sürekli kendi hayatınızdan şikayet eden biriyseniz, kendi hayatınızdan, üstelik de kendi kendinize şikayet ediyor olmanız sizin derin bir hayal kırıklığı yaşadığınızın veya yaşayacağınızın, derin bir rahatsızlık içinde olduğunuzun veya ilerde olacağınızın ve çok derin bir şekilde zarar gördüğünüzün veya da ilerde bu zarara uğrayacağınızın habercisidir.  Çünkü tüm bu olumsuzluklardan kurtulacağımı düşüneceğimiz için, sürekli olarak kendi hayatımızı yine kendi kendimize şikayet eder dururuz. Kendimizi, yine kendi kendimize şikayet ederek içinde bulunduğumuz tüm gerilimleri ortadan kaldıracağımızı düşünürüz. Ancak, bu durumda sadece ve sadece kendimizi kandırmış oluruz, bu da aklımızın bir köşesinde kalmalı. Yaşadığımız hayattan ve içinde bulunduğumuz durumdan sürekli olarak şikayet etmek, yaşadığımız gerginliği hiçbir şekilde azaltmadığı gibi bizi çok büyük bir hızla olayların negatif tarafına sürükler. İnsanın içinde bulunduğu derin şikayet döngüsü iki şekilde açıklanabilir; ya içerisinde bulunduğunuz durumu şikayet etmek yerine kabul eder ve bu negatif durumun içinden kurtulmak için bir şeyler yaparsınız. Ancak, bazen içinde bulunduğumuz durum her ne kadar negatif de olsa, bu durumların içerisinden hiçbir zaman çıkamayacağımız olumsuz durumlar da vardır. Tabi, içerisinde bulunduğunuz durum her ne kadar olumsuz ve negatif olsa bile, tek seçeceğiniz bu durumu kabullenmek olabilir. Ancak bu tip kabullenme esnasında, içerisinde bulunduğunuz durumu iyi tartmanız gerekmektedir. Çünkü içerisinde bulunduğunuz olumsuzluk, sizin için asıl olumsuzluğunu siz onu kabul ettiğinizde yaşatabilir. O yüzden, sizi derin bir şekilde etkisi altına alan hiçbir olumsuzluğu kabullenmemelisiniz. 

Ancak bu sayede hayatınızdan memnun musunuz sorusuna yanıt olarak evet! cevabını verebilirsiniz. Ancak birçok insan, nedenini kendi de bilmemek üzere içerisinde bulunduğu negatif durumlara amaçsızca boyun eğmektedir. Kaderimde varmış, olacağı varmış gibi birtakım kabulleniş söylenimleri ile içerisinde bulunan tüm bu olumsuzlukları kabullenmek bizi derin bir şekilde etkisi altına alır. Örneğin, içerisinde bulunduğu olumsuz durumu çok küçük yaşlarda kabullenen bir kişiyi örnek alalım. Bu kişi; çocukluğunda çok şey yapacağını, hatta dünyayı değiştireceğini düşünür. Çünkü henüz dünyayı farklı bir gözden daha çok yeni keşfetmiştir. O kişinin bu halini onun 9. yaşı olduğunu varsayalım. 9 yaşındayken, ilerde çok büyük bir insan olacağını ve dünyayı da bir hamlede değiştireceğini düşünen kişi, yaklaşık olarak 14 ile 15 yaşlarına geldiğinde bu düşüncesinin veya bu hayalinin biraz saçma veya da, saçma olmazsa bile bu düşüncelerin gerçekleşmeyeceğini düşünür. Çünkü, o yaştaki herkesin ortak hayalidir, büyüdüğünde dünyayı değiştirmek. 

O kişi sonrasında biraz daha büyür ve ortalama 20 yaşına gelir. O zaman hayatı biraz daha iyi tanımış olmanın da verdiği tecrübe ve deneyim ile, dünyayı değil de kendisini değiştirmeyi hedefler. Kendisini değiştirmek için çalışır, didinir ve tüm gücü ile yalnızca ve yalnızca kendine inanır. Tam da bu esnada şöyle bir geçmişini hatırlar ve kendisine der ki; “Henüz 9 yaşındayken ilerde dünyayı değiştireceğim diye kendime söz vermiştim, 11 yaşına geldim ve dünyayı bir kenara bırakarak sadece kendimi değiştirmek ile yetiniyorum.” der ve kendisini değiştirmeye kaldığı yerden devam eder. Tam da o esnada kendisine şu soruyu da sorar, hayatınızdan memnun musunuz? Kendisi ile adeta kurumsal bir dil ile iletişime geçer ve cevap olarak, “Eğer hayallerimi değiştirirsem evet” der ve kendisine tekrardan bir soru daha yöneltir, ”peki hayaliniz nedir?” Hayalim kendimi değiştirmek, kendimi iyi bir şekilde eğiterek değiştirmektir” der. 


Kendini Mutlu Etmek İçin Dünyayı Değiştirmek

Hayatınızdan Memnun Musunuz?

Az önceki hikayeyi bitirmedik elbette, sadece hikaye biraz daha detaylandığı ve konumuzla da bağlantılı olduğu için, bu hikayeyi yeni bir başlık altında devam ettiriyoruz. Şimdi, gelelim hikayemize. Kendisini iyi bir şekilde eğiterek değiştireceğine inanan bu kişi, eline ilk olarak kitap alır ve okur. Sonra bir şarkı söyler kendi kendine, mutlu olur. Sonra gülümser, kendini iyi hisseder. Sonra, iyilik yapar… Evet, iyilik… İyilik nedir diye soracak olursanız, kendi duyduğu mutluluğu başkalarına aşılamak diyebiliriz. Ekmek yediğimizde ne kadar mutlu oluyorsak, ekmeğimizi paylaştığımız kişi de o derece mutlu olur. Bu da mutluluğumuzu paylaşmaktır aslında. Ve hikayemizdeki kişi, kendisini değiştirmek adına ekmeğini, yani mutluluğunu paylaştı karşısındakiyle. Yaşı artık 40 olmuştu ve hayatta elde edebileceği birçok şeye sahipti. Sürekli iyilik yapıyor ve mutluluk saçıyordu etrafına. Bir gece yatağına yattı ve şu düşünce belirdi kendince, “Küçüktüm, ufacıktım, 9 yaşındaydım ve o zamanlar bir hayalim vardı. Dünyayı değiştirmek için kendime söz verdim ama nasıl yapacağım ki?” Aklında kurguladığı bu düşünce ve düşünce sonunda kendisine sorduğu o soru, adeta yeni hayaller kurmasına neden olacaktı. Çünkü, o kişi 9 yaşındaki hayalini gerçekleştirmek adına 40 yaşında harekete geçmişti. Peki, arada geçen 31 seneye ne oldu? Arada geçen o 31 senenin içinde aslında dünyayı çoktan değiştirmeye başlamıştı bile. Şimdi, bu yazıyı okuyorsunuz ve biz size şu soruyu soralım. Tabi peşinden de cevabını vereceğiz. Sorumuz, “Dünyayı değiştirmek demek, sizin aklınızda ve gönlünüzde ne canlandırıyor” Dilerseniz yazının devamını okumadan biraz duraklayıp bu soruya kendinizce cevap verebilirsiniz. Şimdi de, sorumuzun cevabı niteliğinde öznel bir anlatım sunalım. Dünyayı değiştirmek demek, kesinlikle pozitif yönlü olması gereken bir eylemdir. Öyle ya, yazımızın başında da belirtmiştik, hayatınızadan memnun musunuz diye. Yani dünyayı öyle bir yer haline getirmeliyiz ki, hemen hemen herkes kendi hayatından memnun olabilmeli. Dünyayı değiştirmek, içimdeki iyiliği dışa vurup bunu çevremidekine yaymaktır. Çok değil, dünyanın her bir şehrindeki yaklaşık yüz kişi bu düşünce ile yaşamış olsa, dünya çoktan sadece iyilerin yaşadığı bir yer haline gelirdi.

Hikayemizin kahramanı da aslında dünyayı bir nebze olsun değiştirmişti, ancak farkında değildi. Çünkü o, etrafına güldü, gülümsedi. Çünkü o; ekmeğini aşını paylaştı, emeğini ve alın terini paylaştı, iyi hislerini ve iyi duygularını paylaştı. İnsanlara sorulan, hayatınızdan memnun musunuz sorunun eveti oldu. 


Etrafınızdaki İnsanlar Sizce De Doğru İnsanlar Mı?

Hayatınızdan Memnun Musunuz?

Etrafınızdaki insanlara şöyle bir bakın, sizce etrafınızdaki insanlar doğru insanlar mı? Sizce etrafınızdaki insanlar gerçekten de etrafınızdaki insanlar olmayı kabul ediyorlar mı? Bu sorular, gerçekten de zor sorulardır. Çünkü biz, etrafımızdaki insanları her zaman kolay bir şekilde yargılayamayız, haliyle de etrafımızdaki insanları kolay bir şekilde seçemeyiz. Tabi siz de, dünyayı değiştirme hayali içerisindeyseniz etrafınızdaki isanların doğru insan olup olmadığını teyit etmelisiniz. Eğer etrafınızdaki kişiler, size hiçbir faydası dokunmayan ve sürekli olarak hayatınızdan bir şeyler koparan kişiler ise, o kişileri hayatınızdan hem de tek bir hamle ile çıkarmaya çalışın. Çünkü, hayatından memnun olan ve dünyayı olumlu anlamda değiştirmek isteyen hiçkimsenin hayatında zararlı insan bulunamaz, bulunmaz ve de bulunmamalıdır. 

Onun yerine, hayatınıza gerçek anlamda renk katacak insanlara yer verebilirsiniz. Bu sayede, ilk önce sizin dünyanın olumlu anlamda değişir ve ilk önce sizin yaşantınız renklenir. Çünkü hayatınıza kattığınız iyi yürekli insanlar, sizinle aynı hayali ve sizinle aynı düşünceleri paylaşıyor olabilir. Nasıl ki sizin aklınızda, hayatınızı memnun etmek ve diğer insanlara da bu konuda yardımcı olmak varsa, hayatınıza giren temiz yürekli insanların da kendi hayatından memnun olmak ve dünyayı pozitif anlamda değiştirme hayali olabilir. Bu sayede, hem siz karşınızdaki kişinin hayatını en olumlu anlamda değiştirmiş olursunuz, hem de hayatınıza kattığınız temiz kalpli ve son derece saf duygular besleyen kişi sizin hayatınızı değiştirmiş olur. İyi insanlarla birleşip dünyayı daha yaşanılası duygularla kaplayarak da, tüm insanlık ve tüm canlılık alemi kendi hayatından memnun olmuş olur. Çünkü, iyilik yaptıkça iyilik buluruz. Nasıl bir ağaca daha iyi bakar ve ona iyi davranırsak, o da bize daha güzel oksijen üretip daha güzel meyveler verir. Yani, iyilik yaptığımız kişi bir ağaç bile olsa, yaptığımız o iyilik elbet bir gün bize geri döner.

Ayrıca, sizin için oldukça faydalı olabilecek şu yazılarımızı da okuyabilirsiniz;

SÜREKLİ ÖĞRENEREK BAŞARILI OLMAK

MOTİVE OLMANIN PÜF NOKTALARI

MASKELİ DEPRESYON TEDAVİSİ