Son güncelleme: 8 Şubat 2020

Eğer ki, aklınızda psikoloji okumak ve kendinizi bu alanda geliştirmek var ise, size bu konuda ikna edici birçok farklı yöntemden bahsedebiliriz. Üstelik bazı nedenler vardır ki, sizi adeta psikolojiye aşık edecek niteliktedir. Okuduğumuz ve eğitim aldığımız alan, bize mesleki bir öğreti sunmanın ötesinde ve bizi insani açıdan değerli kılacak, öğrenerek büyümemizi sağlayacak, normalin çok daha üzerinde geniş bir vizyona sahip olmamız demektir. Bu yönden psikoloji, okuması ve anlaması pek de olay bir alan olmamamasına rağmen, öğrenme ve anlamayı başardığınızda ise size gerçekten de fayda sağlayacak çok önemli bir daldır. Diyelim ki, üniversite sınavında iyi bir sonuç aldınız ve yine iyi bir üniversitenin psikoloji bölümünde eğitim almaya başladınız. Başladığınız üniversitenin ilk psikoloji dersine girdiğinizde, “acaba yanlış bölüme mi geldim, acaba başka bölüme mi gitseydim, acaba bu bölümü bitirebilecek miyim” şeklinde soruları kendinize ve çevrenizdekilere yöneltmeye başlayabilirsiniz. Ancak tam da bu noktada sakın ha uzun süreli endişeler yaşamayın. Çünkü, psikoloji bölümüne başlayan birçok kişide bu düşünce oluşabilmektedir. Okumanız gerken ve çalışmak için kullanacağınız onlarca kitabı bir anda karşınızda bulmanız muhtemeldir. Tabi bu durum da sizi ilk başta belli bir boyutta şoke edebilir. Ancak, psikoloji konusunda kendinizi geliştirdiğinizde anlayacaksınız ki, gerçekten de harika bir bölüm seçmişsiniz ve psikoloji bölümü size gerçekten de çok faydalı şeyler kazandıracak potansiyele sahip. Biz de, www.melankolikyasam.com olarak psikoloji konusunu sizler için araştırdık ve psikoloji okumak için 5 neden başlıklı bu yazıyı hazırladık. Siz de, psikoloji bölümüne gidip gitmeme konusunda kararsız iseniz, yazımızı sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyoruz.  


Psikoloji Okumak İçin 5 Neden: Psikolojinin Genel Nitelikleri

Psikoloji Okumak İçin 5 Neden

Bu paragrafa giriş yapmadan önce, felsefe alanında her zaman aklınızda olması gereken bir sözü sizlerle paylaşmak isteriz. Analitik Psikiyatri’nin urucusu olan Carl Gustav Jung der ki, “Yaptıklarınızsınız, yapacağınızı söylediğiniz şeyler değil.”

Bazı insanlar, durum ve olgular karşısında oluşan istatistiklerin tamamen umutsuzluğa yol açan birer negatif belirteç olduklarını savunurlar. Bazılarına göre istatistik, onlara beklentilerinin çok altında değerler, yani istemedikleri sonuçlar gösterdiği için hiç de iyi bir şey değildir. Örneğin, istatistiği sevip sevmeyen kişileri şu şekilde birbirinden ayırt edebiliriz. İstatistik, matematik gerektiren bir şey olduğu için, matematiğe ilgi ve yeteceği olmayan kişiler doğal olarak istatistiklere de pek olumlu bir göz ile bakmayacaklardır. Bununla beraber, gündelik olarak zihnimizi yordumuz ve hayal dünyamızda yer verdiğimiz her olay bizim yolumuzda ilerlememize yardımcı olmaktadır. 

Bu konuyu psikoloji üzerinden değerlendirecek olursak, psikoloji alanındaki eğitim ve öğrenim hayatımızı tamamen maddiyat üzerine kurmak ve psikoloji alanında da bir iş sahibi olduğumuzda sadece işin maddi boyutuna takılmamalıyız. Hayatın ve yaşayışın her ne kadar zor ve çetin olduğunu her birimiz gayet iyi bir şekilde biliyoruz, anlıyoruz veya da yavaş yavaş keşfedebiliyoruz. Bu yüzden, yaptığımız her şeyi; yeteceğimiz, motivasyonumuz ve sabrımızla birleştirerek alanımızın en iyileri arasına girme pahasına mücadele etmeliyiz ki, ortaya iyi şeyler çıkarmayı başarabilelim. Yani, gerçekleştirmeye niyetli olduğumuz veya gerçekleştirdiğimiz eylem sonucuna ve amacına ulaşsın. Bunla beraber de, yüksek bir enerji ve potansiyel ile kendi alanımızda profesyonelleşerek hem bir andan hayallerimize ulaşmış olacağız, hem de diğer yandan, iyi bir gelir kaynağı ile hayatımıza çok başarılı bir şekilde devam edebileceğiz. 

Tüm bunları eyleme dönüştürmeden önce, planlarımızdan geçirir ve süzeriz. Acaba deriz kendimizce; acaba hangi bölüme gidersem gerçek anlamda başarılı olurum veya da hangi bölüm bana gerçek anlamda fayda katar diye düşünürüz kendi kendimize. Tam da bu noktada, geleceğimizi şekillendirmek ve iyi bir meslek altında çalışma faaliyetimizi sürdürmek için psikoloji bölümü oldukça avantajlı bir seçim olabilir. Herkes, tam da bu noktada şu temel soru üzerine kafa yormalıdır; tam olarak neyi aradıklarını ve ne istediklerini iyi bilmelidirler. 

Daha sonra da, tercihinizi ondan yana kullancağınız psikoloji konusunda araştırma yapmalısınız. Şimdi yazacağımız maddelerden önce ufak bir özet tabiri yapacak olursak; psikoloji, insanın hem kendi gelişimi sağlayan, hem de başka insanların gelişimi ve motivasyonunu yüksek seviyede tutabileceğiniz bir alan olma özelliği taşımaktadır. Şimdi de, bu konuyu daha detaylı ve anlaşılır şekilde sizlere sunmak adına sizler için hazırladığımız, psikoloji okumak için 5 neden başlıklı konumuzun maddelerine geçelim.


1. Psikoloji, kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olur

Psikoloji Okumak İçin 5 Neden

Yukarıdaki tüm yöntem ve anlatımlara; insan, kişisel gelişim veya kültürün davranışımız üzerindeki etkisi konusundaki farklı yaklaşımlara girdiğimizde, kendi yaşantımızın ne şekilde işlediğine ve başkalarının yaşamlarının hani doğrultular ve hangi etkenler üzerinde geliştiğine ve ilerlediğine bakmak durumunda kalırız.

Yani psikoloji okumak için 5 neden arasında, kendimize soru sorabileceğimiz birçok sorunun var olması diyebiliriz. Tabi bu soruların her zaman bir cevabı olamasa da, bu soruların cevaplarını bulmak adına sürekli bir araştırma içerisine girecek ve birçok konuda kendimizi ciddi anlamda geliştirmiş olacağız. 


2. Bilimsel yöntemlere değer vermeyi öğreneceğiz

Psikoloji Okumak İçin 5 Neden

Psikoloji okumak için 5 neden arasında, bilimsel yöntemlere değer vermeyi öğrenme imkanı da vardır. Bilineceği üzre, psikoloji hiçbir zaman sihir içermez. Psikoloji alanında çalışanlar da birer medyum değildir nihayetinde. Psikoloji alanında çalışan kişilerin, karşısındaki kişinin ne tür bir psikolojik rahatsızlığı olduğunu bir bakışta da anlayamaz elbette. O yüzden, her bir şeyden önce bilimsel yöntemlere başvuracağız ve bu yöntemlerden yardım almayı deneyeceğiz. Yani, psikoloji konusunda bilime yönelmek ile başlayıp, bu eylemimizi hayatımızın her türlü noktasında uygulamamız da mümkün hale gelecektir diyebiliriz. 


3. Eleştirel düşünceyi geliştireceksiniz

Psikoloji Okumak İçin 5 Neden

Psikoloji konusunun çok büyü bir bölümü, bilimsel yöntemler, teorik çalışmalar, çeşitli yaklaşımlar ve eleştirel düşünce olgusu ile geçer. Eğer ki psikoloji alanında ciddi anlamda gelişerek bu konuda uzman olmak istiyorsanız, ciddi anlamda çaba göstermeli ve size yöneltilen eleştirilere de açık birisi olmalısınız. Bu sayede, hem kendinizi daha çabuk geliştirebilir he de insanlara en  faydalı şekilde çalışabilirsiniz.


4. İnsan ilişkilerinin daha iyi anlaşılması

Psikoloji Okumak İçin 5 Neden

Psikoloji okumak için 5 neden arasında yer alanlardan en olumluları arasında, psikolojinin insan ilişkilerinin daha iyi anlaşılmasını sağlaması vardır. Yani psikoloji okuyan kişi, psikoloji onarma ve düzeltme işlemine ilk önce kendisinden başladığı için, eğitim tercihinizi psikolojiden yana kullandığınızda eskisinden çok daha sağlıklı, başarılı ve daha mutlu olacaksınız. 


5. İnsan gelişimi aşamalarını takdir edeceksiniz

Psikoloji Okumak İçin 5 Neden

Kendi gelişim sürecimizi ve diğer insanların gelişim süreçlerini incelemek, hayatlarımızın ne denli değiştiği yönünde bize tatmin edici bilgiler veremez. İşte psikoloji sayesinde tüm bunları sağlayıp, artı olarak da başkalarının genel problemlerine, acı, ve şüphelerini de ölçebileceğimiz bir ortam oluşmaktadır.Psikolojinin bize tam da bu konuda sağladığı diğer bir fayda ise, çocukluk veya da yaşlılık sürecimizde belirli aşamadaki ilişkilerimizin işleyişini gün yüzüne çıkarmasıdır. Yani, psikoloji alanına yönelerek yaşamın birçok alanında kendimizi ve diğer insanları ölçebilir, bu sayede de her bir bireyi istediği konuya yönlendirebiliriz.

“Ayrıca, TOY İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ başlıklı yazımızı okuyarak bu konuda da bilinçlenebilirsiniz.”