Son güncelleme: 24 Şubat 2020

Hepimiz, mutlu olmak ve çevremize çeşitli derecede güzellikler katmak isteriz öyle değil mi? Çünkü, paylaşması en güzel ve en heyecanlı olan his, mutluluğun ta kendisidir. Örneğin, üzgün ve hatta içten içe kahrolduğumuz durumlarda, bunu başkaları ile paylaşmaktan her zaman hoşnutluk duymayız. 

Ayrıca, 2020 YILININ EN İYİ 2 BESLENME TRENDİ başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz. 

Örneğin, moralimiz bozuk olduğunda, çevremizdeki insanlardan birini arayıp da, benim moralim çok bozuk demeyiz. Örneğin, hepimizin kullandığı bazı sosyal medya platformlarını düşünelim. Bazı anlarımızı, o platformların hikaye kısmına göndermekteyiz ve 24 saat boyunca bizi takip eden insanlar da, bizim o günkü durumumuzu görmektedir. Aslında bu, o an her ne yaşadıysak, her neredeysek ve her ne durumun içindeysek, bunu takipçilerimizle, yani çevremizdeki diğer insanlarla paylaşmaktadır. Hâl böyle olunca da, kullandığımız sosyal medya platformlarında paylaştığımız anlarımız genelde mutlu ve güzel anlarımız olmaktadır. Örneğin, mutlu olduğumuz ve gülümsediğimiz bir fotoğrafı çekip, bunu çevremizdeki insanlarla ve bizi takip eden diğer insanlarla paylaşırız. Peki, tam da bu noktada size bir soru soralım. Çevrenizde hiç, normal şartlar altında olmak şartıyla, ağladığı bir fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaşan bir tanıdığınız, yakınınız ve arkadaşınız oldu mu? Kesin ve oldukça da net bir şekilde tahmin ediyoruz ki, bunu hiç kimse yapmaz. Yani, hiç kimse gidip de ağladığı bir halinin fotoğrafını çekip, bunu insanlarla paylaşmaz. Çünkü mutsuzluk, genelde insanın içinde olan bir şeydir ve dışarı pek saçılmaz. Zaten bu yüzden adına mutsuzluk demişlerdir belki de. Peki ya, mutluluk öyle mi? Tabiki de hayır. Mesela, yeni ve güzel bir araba aldığınızı varsayalım. Eminiz ki birçok sosyal medya kullanıcısı, aldığı son model arabaya karşı duyduğu sevinci kendi takipçileri ile paylaşmak adına, yeni aldığı son model arabasının fotoğrafını paylaşmaktadır. Aslında sevdiği arabanın fotoğrafını paylaşmaktadır demek de tam doğru değil, çünkü, aslında o kişi kendi takipçileri ile mutluluğunu paylaşmaktadır demek daha doğru olur. Yani demek istiyoruz ki, paylaşması en güzel ve paylaştıkça çoğalan en güzel şey, mutluktur. Peki, daha mutlu olabilir miyiz? Hatta, bazı kişileri de buna dahil ederek bir soru soralım, bizler, mutlu olabilir miyiz? Çünkü birçok insan mutludur ve daha çok mutlu olmak ister. Bazı insanlar da vardır ki, mutluluk denen olumlu kavram o şanssız insanların yanından bile geçmemektedir. Biz de, sizler için paylaşmaya değer mutluluklara imza atmak istedik ve güzel bir araştırma yaptık. Çünkü, hayatta her şeyin elbet bir yöntemi ve bir yolu vardır. Biz de kendimize tam olarak şunu sorduk, peki, neden mutu olmanın yöntemleri olmasın ki dedik. Ve daha sonra, sizler için iki maddeden oluşan bir yazı hazırladık. İşte, sizler için özenle hazırladığımız, mutlu olmanın en etkili 2 yol başlıklı yazımız.


1. Hiç Kimseden Bir Şey Bekleme

Mutlu Olmanın En Etkili 2 Yöntemi

Burada, şöyle bir ufak çelişki olabilir; hem mutsuzluğun, hem de çok mutlu olmanın ortak nedenlerinden bir tanesi de, bir beklenti içerisinde olmaktır. Ancak aynı zamanda; olduk.a mutsuz olmak ve çok mutlu olmanın arasında dağlar kadar da büyük bir fark vardır. O fark da, tam olarak şudur; mutsuzluğun nedeni, başkalarından bir şey beklemek ve başkalarına karşı beklenti içerisinde olmaktır. Çok mutlu olmanın formülü ise, sadece ve sadece kendine inanıp, tüm her şeyi kendinden beklemektir. İşte bu ince çizgi, sizin içinizdeki güzel hislerin ve yine sizin içinizdeki, o sızılı hislerin belirleyicisidir. Yani siz siz olun, hiçbir zaman, hiçbir yerde ve de hiçbir şekilde diğer insanlara karşı büyük beklentiler içerisine girmeyin. 


2. Gülümsemeyi Sakın Bırakma

Mutlu Olmanın En Etkili 2 Yöntemi

Gülümsemek, açık ve net bir şekilde, tam bir mutluluk eylemidir. Üzgün olduğumuz halde dahi, gülümsemeye çalışmak bile, sahte de olsa bir mutluluk belirtisidir. Ancak, tam da bu noktada bilim devreye giriyor ve tam olarak şöyle diyor; “İnsan, kendi kendini kolay kolay kandıramaz. Ancak, sahteden de olsa gülümsemek, hem zihnimiz, hem vücudumuz için ve hem de ruhumuz için oldukça iyi sonuçlar doğurmaktadır.” Yani bu da tam olarak şu anlama geliyor, her ne olursa olsun, gülümsemeyi hiçbir zaman yüzünüzden eksik etmeyin.