Bu güne kadar kendinize birçok soru sormuşsunuzdur elbette. Peki, kendinize hiç şu soruyu sordunuz mu; Hayatın anlamı nedir? 

Hayatın anlamı, daha anlaşılır bir tabir ile hayatı anlamak, insanın kendi iç doğasından yola çıkarak dış dünyayı anlaması demektir. Yani insan, dış dünyayı anlamak istiyorsa, kendisini çoktan anlamış olmalıdır. Her şeyde bir anlam var mıdır diye sorulur felsefede ve sonuna da şu net cevap eklenir; evet, hayatın bir anlamı vardır… Peki ya ney?

Ayrıca, BAHAR YORGUNLUĞUNDAN KURTULMANIN EN İYİ YÖNTEMLERİ başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Bu soru felsefi düzeyde olduğu için, bu sorunun cevabını da yine geçmiş zamanların büyük felsefecilerine göre söylemek doğru olacaktır. İlk olarak, Platon’dan başlayalım;


Platon’a Göre Hayatın Anlamı Nedir?

Hayatın Anlamı Nedir?

Dünyaca ünlü Felsefeci Platon, hayatın anlamının bilgi ve bilgili olmak olduğunu savunur. Çünkü platona göre bilgi, insanı erdeme ulaştıran en önemli araçtır. Yani öğrenmek, öğrenmek ve daha çok öğrenmek, Platon ve Platon gibi felsefecilerin, hayatın anlamına dair en iddialı söylemidir. Tüm bunların yanında Platon, sadece hayatın anlamının bilgi olduğunu savunmakla da kalmamıştır. Ona göre bilgi, hayata dair birçok kuralı da ayakta tutan çok önemli bir araçtır. Öyle ki, bu kuralın başında da hiç şüphesiz ki demokrasi gelmektedir. Çünkü demokrasi, tamamen “hak – hukuk – adalet” üzerine kurulu olduğu için, bilgisiz kişilerin de bunları hiçbir zaman yönetemeyeceği savunulur Platon’a göre. Ve Platon, bu düşüncesi ve fikir savunuşuyla da, ne kadar haklı olduğunu yüz yıllar sonrasında bile bize kanıtlamaktadır. 


Aristo’ya Göre Hayatın Anlamı Nedir?

Hayatın Anlamı Nedir?

Hayatın anlamı nedir sorusuna karşılık olarak fikir beyan eden bir diğer önemli felsefeci ise, Aristo’dur. Yunan felsefeci Aristo’ya göre hayatın anlamı, iyi olmaktır. Yani Aristo der ki, “Kişi, iyi olmadıktan ve içinde de bir miktar sevgi bulundurmadıktan sonra hiçbir zaman iyi olamaz. Yani hayatın anlamı insanın iyi olması, insanın iyi olması ise, insanın insan olmasından doğar. 

Yine bu görüşü de günümüz yaşantısı ile kıyasladığımızda, Aristo’nun da ne kadar haklı ve onunla da halen aynı fikirde olduğumuzu bir kez daha görüyoruz. Çünkü sevgi, gerek geçmişin, gerek günümüzün ve gerekse de geleceğin en önemli anlamlarından biridir. O yüzden diyoruz ki, iyi olalım, birbirimize sevgi ile davranalım ve hayatı daha güzel yaşayalım. Şimdi de korumuzu daha geniş bir şekilde ve tamamen kendi söylemlerimizle devam ettirelim. 

Az önce örnek verdiğimiz iki filozof Platon ve Aristo, hayatının anlamının bilgi ve iyi olmak olduğunu söylemişlerdi. Tabi bu söylemler asırlar öncesine ait olmasına rağmen, yine de gerçekçi, yine de güncel ve yine de kabul görür niteliktedir. Çünkü, bilgisiz insan hiçbir şekilde hayatı anlamlandıramaz. Hayatı anlamlandırmak demek, aslında hayatı sorgulamak demektir. Ve sorgulamanın da en gerekli aracı, akıl ve düşüncedir. Akıl ve düşünce de yüksek miktarda bilgi içerir. Zaten hatırlarsanız, hayatı anlamlandırmadan önce, insanın kendi iç dünyasını anlamlandırması ve sorgulaması gerektiğini söylemiştik. Tabi bunların her biri de, ancak ve ancak bilgi ile gerçekleşecek işlemlerdir. Yani bilgisiz insan, bırakın kendisini sorgulama yeteneğine sahip olmayı, kendisini sorgulaması gerektiğini akıl bile edemez. Tabi burda bir aşağılama hiçbir zaman söz konusu bile değildir. Burada demek istediğimiz, eğer ki bilgiden kaçar ve bilgiyi edinmek istemez iseniz, ne yazık ki hayatınızı ve hayatı hiçbir zaman anlamlandıramazsınız ve sorgulayamazsınız. O yüzden, bilgiyi sürekli olarak kovalamanız gerekmektedir. Çünkü, insanlar ilk doğuşlarında farklı zekalarda doğmamıştır. Tabi, hastalık vs gibi özel durumları saymaz isek, tüm insan bilgi bakımından tamamen eşit düzeyde gelmiştir bu dünyaya. İnsanların yetenekleri farklı konularda olup, insanların yetenek konularını keşfetmesi ve üzerine koyarak geliştirmesi gerekmektedir. 

Yani demek istiyoruz ki, hayatı anlamlandırmak için var olan yeteneğiniz konusunda bilgili olsanız da yeterlidir. Çünkü herkes, kendi de dahil olmak üzere her şeyi kendi penceresinden sorgular. Örneğin bir ressam, hayatı daha çok gördükleri üzerine anlamlandırırken, bir müzisyen ise hayatı daha çok işittikleri ve söyledikleri üzerine anlamlandırarak yorumlar, sorgular. Yine tüm bunlara ek olarak, içimizde yeteri miktar sevgi de bulundurmalıyız. Çok değil, kendimizi ve doğayı sevelim yeter o bize. Hiç kimseyi sevgiye boğmamıza da gerek yok tabi ki. Kalp kırmayalım, insanların yüzünde bir miktar tebessüm oluşturabilelim ve arkamıza yaslanıp hayatı ne kadar da güzen anlamlandırdığımızın farkına varalım. Çünkü hayatın anlamı, bizim birbirimizle olan iletişimizi fazlasıyla içerisinde barındırır.