Son güncelleme: 7 Şubat 2020

Daha önce hiç kendi kendinize şu soruyu sordunuz mu? “Hayatımı boşa mı harcadım?” Eğer ki kendi kendinize gerçekten de hayatımı boşa harcadım hissi içerisine girdiyseniz, psikolojik açıdan size fayda sağlayacak bazı tavsiye ve önerileri dinlemenin vakti gelmiş demektir. “Hayatımı boşa mı harcadım hissi” başlıklı yazımızda size, boşa geçmekte olduğunu düşündüğünüz hayatınız hakkında bilgi verecek ve faydalı önerilerde bulunacağız. 

Kendi hayatı hakkında derin düşüncelere daldığımızda, yılların ne kadar hızlı geçtiğini anlayamayız. Günlerimiz, haftalarımız, aylarımız ve yıllarımız çeşitli sorumluluklarımız ve gündelik yaşamımızda yaptığımız şeyler eşliğinde bir anda geçip gitmiştir. Tüm bunlar sizin o denli vaktinizi almıştır ki, şu an içerisinde bulunduğunuz durumunuz hakkında detaylı düşünme vaktini bile ayıramazsınız kendinize. Ancak günü o gün geldi ve artık hayatınızda bazı şeyleri sorgulama adına bazı girişimlerde bulunuyorsunuz. Örneğin, hayatımı boşa mı harcıyorum hissi başlıklı yazımızı okumanız bile buna bir örnektir. Öyle ki, bu yazımızı okumanız bile belki de, hayatınızı bütün basitliğinden kurtararak yeni şeyler yapmaya çalışmanızdaki ilk adımınız olabilir. Çünkü siz artık otomatik bir hayat yaşamaktan sıkıldınız ve kendinizi birtakım sorgulamalar yapma konusunda da ikna ederek, hayatınızda geçen zamanı sorgular olunuz. Tam da bu konuda, aklınıza bazı soru işaretleri takılmış olabilir. Bu soru işaretleri, “hayatta istediğim şeyleri elde edebildim mi?”, “ya da bu güne kadar yaşadığım tüm hayatımı boşa harcadım ve buna devam mı ediyorum”, “şu an bulunduğum konum, benim olmak istediğim yer mi? Yani ben şimdi tam olarak istediğim yerde miyim?” …

Her insan, hayatının belirli dönemlerinde kendisine bu ve bu tip sorular sormaktadır. İnsanın kendisine bu tip sorular sormasının en büyük sebebi, o kişinin kendi hayatının sorgulama döneminde olmasıdır diyebiliriz. Ancak şunu da bilmelisiniz ki, size hayatınızın boşa geçmekte olduğunu düşündüren durum her ne ise, sizin sandığınızdan daha basit bir durumdur. Çünkü, kendinizi sorguladığınız bu dönem, aslında bir tür sıkıntı ve bunalma durumu olmakla beraber hemen hemen her insan belirli ölçü ve belirtilerle bu dönemden geçmektedir. Tabi biz, içinde bulunduğunuz bu dönemin her ne kadar sandığınızdan daha normal olduğunu belirtsek bile, yaşadığınız bu dönem ve dönem içerisinde kendinize sorduğunuz sorular sizi biraz korkutabilir. Ancak, sizler için biraz sıkıntılı geçecek olan, acaba hayatımı boşa mı harcıyorum hissi elbette bir süre sonra yok olacaktır. İşte asıl o zaman kendi kişisel zenginliklerinizi daha iyi bir şekilde keşfedecek ve kendi duygularınız ile içinde bulunduğunuz duruma daha pozitif bir bakış açısı ile yaklaşabileceksiniz. Tabi bu tip ufak tefek sıkıntılı durumlar geçirmek sizi başka şeylere odaklanma şeklinde etkileyebilir. Ancak bu etkileşim, yani içinde bulunduğunuz sıkıntılı durumun içerisindeyken bile başka şeylere odaklanarak kendinizi o şeylerde aramanız sizin hayatınızı daha eskisinden daha pozitif, eskisinden daha iyi bir şekilde kendisini bilen birisi olarak yaşamanızı sağlayacak bir etkendir. Şimdi, biz tam olarak ne anlatmak istiyoruz ve bu yazının size öğretmek istediği nelerdir? O halde devam edelim… Hayatımı boşa mı harcadım hissi adlı konumuzun detaylı bilgiler bölümüne başlamadan önce Alman öğretmen Eckhart Tolle’nin şu sözünü sizlere sunmak isteriz; Eckhart Tolle, hayatın tüm gerçeklikleri hakkında der ki, “Hayatın gerçekleri hiçbir zaman sen veya bir başkası için yeni bir bilgi değildir; çünkü her şeyin bilgisi senin içinde, derinlerde bir yerlerde zaten mevcut.”

“Ayrıca, hayatınızdaki planlamaları belirli bir ölçüde düzenlemek ve işlerinizi daha faydalı olarak yürütmek için YÜZDE ON KURALI NEDİR? başlıklı yazımızı da okuyabilir ve bu konu hakkında daha detaylı Bilig sahibi olabilirsiniz.”


Hayatımı Boşa Mı Harcadım Hissi Tam Olarak Nedir?

Hayatımı Boşa Mı Harcadım Hissi

İnsan, bazen hiçbir zaman içerisinde bulunduğu durumu fark etmez, merak etmez, umursamaz, aldırmaz ve umursamadığı o zaman dilimi o kişi hiç farkında bile olman hızla akar geçer. O zamanlarını üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra ise, o kişinin içerisinde bir anda, hayatımı boşa mı harcadım hissi oluşur ve bununlar beraber de pişmanlık duygusu o kişinin içine işler hafiften. Boşa geçen zaman, belki gerçekten de boşa geçmiştir belki de aslında hiç de boşa geçmemiş bir zaman olmasına rağmen o kişinin gözünde tamamen boşa geçmiş bir değere sahiptir. Ancak o kişi, hayatımı boşa mı harcadım hissi tam olarak nedir? Şeklinde bir araştırma yaparak ilk önce içerisinde bulunduğu durumu çok geniş ve bir o kadar da detaylı ve dikkatli bir şekilde araştırmaya koyulmalıdır. Bu araştırma dahilinde o kişinin bulduğu her yanıt, edindiği her bilgi ve öğrendiği her yeni şey, içerisinde bulunduğu pişmanlık ve hüzün duygusunu yıkmak için mücadele verecektir. Burda öneli olan ise, bunu gerçekten de istemek ve bunu gerçekten de başarabilmektir. Çünkü, hayatında bir şeyleri değiştirmeyi aklına koyan kişi, bu yöndeki düşünce ve hedeflerinden bir anda vazgeçerse eğer, ne yazık ki bundan sonraki hedeflerinde de büyük ihtimal başarısız olacak ve kendisini sürekli olarak kaybeden konumunda görecektir. Bu kaybeden olma duygusu ise, o kişi bir anda derin bir depresyonun içerisine itebilmekte beraber, kişinin özgüvenini de adeta yerle bir edebilmektedi. Acaba, hayatımı boşa mı harcadım hissi, birçok farklı konuda insanın düşüce dağarcı içerisinde kendine yer bulmaktadır. Acaba, hayatımı boşa mı harcadım hissinin düşüncelerimiz içerisinde oluşabileceği farklı biçim, durum, hal ve haremleri mevcuttur. 

“Her insan, tutkularının peşinden giderek hayallerini ve hedeflerini gerçekleştirecek yolda hiç durmayan bir yolcu olmak ister. Siz de kendi hayallerinizin ve kendi hedeflerinizin peşinden hiç yılmadan ilerlemek için TUTLKULARININ PEŞİNDEN GİTMEK İSTEYENLERE TAVSİYELER başlıklı yazımızı okuyarak bu konu hakında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.”


Hayatımı Boşa Harcadım Hissi Hangi Durumlarda Oluşur?

Hayatımı Boşa Mı Harcadım Hissi

Acaba, hayatımı boşa mı harcadım hissini yetişkin olan hemen hemen herkesin yaşabileceği bir durumdan bahsedenim öncelikle. Bu kişiler özellikle de anne baba olmalarıyla beraber, gözlerinin önüne bir anda çocukları için harcadığı zamanları ve de çocuklarına karlı gösterdikleri yoğun ilgileri gelmektedir. Çocuk doğar ve o günden itibaren anne baba, her şeylerini bir kenara bırakarak sürekli çocukları ile ilgilenerek o şekilde uzunca yıllarını geçirmeye başlarlar. Uykularından kısıp çocuklarına bakarlar, kendi masraflarından kısıp çocuklarına masraf ederler, kendi zevklerinden kısıp çocuklarının zevki için uğraşırlar, kendi hayallerinden kısıp çocuklarının hayalleri için uğraşırlar. Kısacası anne babalar, kendileri için tüm her şeyden vazgeçerek, yalnızca ve yalnızca çocuklarının iyiliğini isterler. Çocukları için her türlü fedakarlığa boyun eğen anne babalar, bu süreç içerisinde çocuklarını çoğunlukla ebeveynleri olarak kendi istekleri doğrultusunda yetiştirmek isterler. Öyle ki, çocuğun ilk kıyafetleri ailenin seçimi olur, çocuğun seveceği şeyler yavaş yavaş anne baba isteği ile gerçekleşir. Çocuğun ilk saç kesimi, zevkleri ve daha birçoğu o ailenin isteği ve zevki doğruldusunda gerçekleşmektedir. 

Daha sonra ise, o çocuk büyür ve hiç de anne babasının istediği bir birey de olamayabilir. Tabi aile, bu duruma oldukça bozulur ve içlerine bir hüzün oturur. Çünkü onlar, çocukları için her şeyi yapan anne babalardır. Çocukları istedikleri gibi birisi olamayan anne babalar, derin bir üzüntü içerisinde olmakla beraber, çocukları için kendi hayatlarını hiçe saydıkları o dönemleri de boşa geçen geçmiş olarak görebilmektedirler. Çünkü onlar için hep, çocuklarını kendi istedikleri gibi birisi olarak yetiştirmek vardı ve onlar kendilerini buna göre ayarlayarak geçirmişti zamanlarını. Durum böyle olunca, kişinin kendi çocuğuna harcadığı zaman bile olsa, o zaman dilimi gözde bir anda, acaba hayatımı boşa mı harcadım hissi oluşur.

“Her insan, yaptığı işlerde ve aldığı sorumluluklar üzerinde çok daha dikkatli olmayı hedefler. Çünkü, yapılacak iş ve alınan sorumluluk o kişi için çok önemli bir etken olduğu için oldukça dikkatli olarak işlerin en iyi ve en doğru bir şekilde sonuçlanması ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Yaptığınız işlerde ve aldığınız sorumluluklar dahilinde eskisinden çok daha dikkatli olmanızı sağlayacak DİKKAT TÜRLERİ NELERDİR başlıklı yazımızı okuyarak normalinden çok daha dikkatli bir birey olabilir ve bu konu hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.”

Hatırlar mısınız, ne demişti Amerikalı ünlü NBA oyuncusu Micheal Jordan, “Kimseyi olmak istemediği bir yerde olmaya zorlayamayacağınızın farkına varmanız çok önemlidir. Bu sebeple; eğer sizin için en iyisi olduğunu düşünüyorsanız, iş durumunuzu tekrar değerlendirip yeni fırsatlar aramaya başlama hakkına sahipsiniz.”

Hayatımı boşa mı harcadım hissinin bir diğer oluşma şekli ise, yaptıklarınızın ve gerçekleştirdiklerinizin sizi hiç de tatmin etmemesidir. Örneğin şöyle düşünün; herhangi bir konuda çok ama çok sıkı bir şekilde çalışmaya ve kendinizi o konuda geliştirerek o konunun en iyileri arasına adınızı yazdırmak istiyorsunuz. Çok çalıştınız, birçok insanın önüne geçtiniz fakat kendi istediğiniz sonuca ulaşamayarak hayal kırıklığına uğradırınız. Çünkü aklınızda bir hedefiniz vardı ve sizin için asıl başarı, akınızda o hedefi gerçekleştirmekti. Ancak, her ne kadar birçok insanın önüne geçerek onlardan daha başarılı olmayı başarsanız bile, kendi hedef ve isteklerinize ulaşamadığınız için kendinizi başarısız olarak görürsünüz. Oysa ki siz, konuda birçok kişinin önüne geçtiniz ve iyi derecede bir başarı ritmi yakaladınız. Her ne kadar bazı kişiler size bu konuda az önceki cümlede olduğu gibi moral vermeye çalışsa da kendinizi başarısız olarak görmekten nedense bir türlü kurtulamazsınız. Tam da bu noktada şey için harcadığınız emeklerin, kurduğunuz hayallerin ve de harcadığınız zamanın boşa geçtiğini düşünürsünüz. Acaba dersiniz kendinize, acaba hayatımı boşa mı harcadım hissi hangi durumlarda oluşur şeklindeki sorunun da cevabı niteliğinde bir sonuca ulaşırsınız. 

Bunu durumu yeteri ölçüde düzeltmek ve kendinize olan güveninizi ve inancınızı arttırmak adına öncelikle, yaptığınız şeylere eksi değer gözü ile bakmak yerine, en azından uğraştım ve yaptım düşüncesi ile ödüllendirin kendinizi. Çünkü insan, başarısız olduğu ve bir şeyleri kaybetti durumlarda eleştirir kendisini. Ancak siz, kendisi eleştirirken başarı durumunuza bakmıyor, ister başarılı isterseniz de başarısız olduğunuz durumlarda sürekli olarak kendinizi eleştiriyor ve o anki yaşadığınız zamanın da boşa gittiğine üzülüyorsanız, psikolojiniz de bu durumdan olumsuz ölçüde etkilenmektedir. 

Hayatımızda inanılmaz bir geliştirici rol oynayan spor, küçüğünden büyüğüne, kadınından erkeğine ve de gencinden yaşlısına kadar herkesin yapması gereken bir şeydir. Öyle ki, spor ve egzersiz yapmak sadece dış görünüşümüze etki etmekle kalmaz, aynı zamanda zihnimizi de çok ciddi ve çok önemli ölçüde geliştirir. Düzenli olarak spor ve egzersiz yapan kişi, eskisinden çok daha iyi bir psikolojik yapıya sahip olur ve her zaman biraz daha sağlıklı yaşar. Siz de, düzenli bir şekilde egzersiz ve spor aktivitelerinde bulunmak için EGZERSİZ YAPMANIN FİZİKSEL ve ZİHİNSEL FAYDALARI başlıklı yazımızı okuyarak bu konu hakkında çok daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.