Son güncelleme: 7 Şubat 2020

İnsan beyni en karmaşık ve bilinmezlik içeren yapı olarak bilinmektedir. İnsan vücudunun en önemli organlarından biri olan beyin; yaşamın, davranışların ve duyguların da merkezi olarak kabul edilmektedir. Beyin ve psikoloji ilişkisi, vücudun çalışma mekanizmasını sağlayan, yaşamsal tüm fonksiyonları kontrol eden beyin, duyguların ve düşüncelerin de ana merkezidir. Beynimiz anlık olarak vücudun genel işleyişini sağlamak ile birlikte, konuşma, düşünme, algılama ve kavrama gibi birçok farklı açıdan çok geniş bir yelpaze şeklinde çalışmaktadır.

Bu çok fonksiyonlu yapısı sayesinde beynimiz bizim diğer canlılardan farklı olmamamızı sağlamaktadır. Beynin sağ lop ve sol lop olarak oluşumu iki taraflı bir işlemsellik ortaya koymaktadır. Duygusal ve mekanik taraf olarak ayırabileceğimiz bu iki beyin yapısı içerisinde insan hayatını yönlendiren ve etkileyen tüm işlemler gerçekleşmektedir.  Yapılan bir araştırma ile duyguların da beyinde gerçekleştirildiği kanıtlanmıştır. Hisler ve duygular beyin tarafından gerçekleşirken kalp sayesinde ise hissedilmektedir.

Buna göre acı, üzüntü, sevinç gibi birtakım duyguların oluşumu yine beyinde gerçekleşmekte ve vücuda gönderilen sinyaller ile tüm benliğimiz ile hissetmemizi sağlamaktadır. İnsan beyni içerisinde olan hiç bir şeyi hissetmez hatta beyin yapısı itibari ile hiç bir his içermez. Kesildiğinde dahi bir acı hissi oluşmamaktadır. Ancak beyin tarafından gönderilen sinyaller ile duygu ve düşünceler oluşabilmekte, farklı hisler ortaya çıkabilmektedir.

Beyin Fonksiyonlarının Önemi

Beyin ve Psikoloji İlişkisi

Bilim insanları depresyon, bunalım ve ruhsal çöküntü gibi birtakım problemlerin ana kaynağının beyin fonksiyonları olduğunu ileri sürmektedir. Psikolojik bu durumların ortaya çıkması, beyne gönderilen sinyallerin çeşitlerinden, düşünce ve duyguların farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Sürekli bir kaygı, üzüntü ve stres içerisinde bulunan bir bireyin, beyindeki sinir sisteminde derin yaralar ve izler bıraktığı kanıtlanmıştır. Devamlı olarak bu yönde çalıştırılan beyin, kişinin ruhsal durumunun değişmesine hatta bu durumun kişiliğini etki altına almasına neden olabilmektedir. Asosyallik, agresiflik, içe kapanıklık gibi farklı kişilik durumları da ortaya koyduğu gözlemlenmiştir.

Yapılan bir başka araştırmaya göre, beyin şeklinde görülen farklılıklar, kişiliğin belirlenmesinde ve ruhsal bozukluklara sahip olunmasında etkin rol oynamaktadır. Beyin yapısındaki farklılık olarak, beynin dış zarındaki kalınlık, kapladığı alan ve beyin kıvrımları gibi durumları göz önüne alınarak bir araştırma yapılmıştır. Buna göre ise, beyin zarı kalın olan bireylerde, psikolojik rahatsızlıklara yakalanma olasılıklarının yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Beyin zarı ince olan bireylerde ise, yeniliğe ve değişime açık, yaratıcı bir kişiliğe sahip oldukları görülmüştür. İnsan beyninin yıllar içinde dış zarını incelterek, yayılma ve kıvrılma yoluyla kafatası içinde kapladığı alanı artırarak geliştiğini kaydeden bilim adamları, çocukluktan yetişkinliğe geçişte de aynı gelişimin söz konusu olduğunu, beynin olgunlaşmasıyla birlikte psikolojik ve ruhsal problemlere yatkınlığın azaldığını, insanların duygularına daha hakim hale geldiğini, sorumluluk ve uzlaşılabilirliğin arttığını, bireylerin daha vicdanlı ve daha az çatışmacı hale geldiğini belirtmiştir.

Beyin, beden ve ruh bir birlik içinde hareket etmektedir. Bilim dünyasında bazı hastalıkların, zihin yolu ile tedavi edildiğine tanık olunmuştur. Beyin fonksiyonlarının uyarılması ile, hastalıklı bölgelere savaş açan hücreler, hastalığın tedavi edilmesine olanak sağlamaktadır. Zihin ve bedenin bir bütün içerisinde olduğunun en güzel kanıtlarından biridir.  Zihinde yaratılan her olgu bedene yansımaktadır. Bu nedenle zihinde pozitif durumların yaratılması vücut içerisinde bir takım güzel sonuçların oluşmasına neden olacaktır. Vücut sağlığı zihinsel, yapıdaki durumlar ile bir bütün halinde olabilmektedir. Sinir sisteminde oluşan bir uyarı tüm vücut dengesinin değişmesine, sağlığın olumsuz etkilenmesine hatta hastalıklara yol açabilmektedir.

Olumlu düşünmenin fiziksel ve ruhsal yapımıza etkisi açık ve net bir şekilde ortadır. Beynimizi, karşılaştığımız tüm olumsuz durumlar ile savaşabilecek şekilde geliştirmemiz gerekmektedir. Psikolojik anlamda yapılan bu savaşın fiziksel durumda da etkilerini göreceğimizden şüphe yoktur. Olumsuzluklara karşı geliştirilen düşünce sistemi ile, hayat akışında yolunda gitmeyen durumları tersine çevirebilecek etki ortaya konulabilir. Pozitif düşünce sistemi ruhsal durumu etkileyecek, bu durum vücut fonksiyonlarının düzgün çalışmasına sebep olabilecek ve böylece sağlıklı bir yaşam ve psikoloji ile hayatı güzel bir  yönde yaşama şansı elde edilecektir. İyi düşünmek her zaman için iyi sebepler doğuracaktır.

Beyin Fonksiyonlarının Psikolojiye Etkisi

Beyin ve Psikoloji İlişkisi

Beyin ve psikoloji ilişkisi, insan psikolojisi üzerinde oldukça önemli etkilere sahiptir. Bunun en basit örneği ise, beynin mutluluk hormonun salgılanmasını ile insan vücudunda gözle görülür şekilde ortaya çıkan olumlu etkilerdir. Beyninizin mutluluk hormonunu arttırması ile, kişinin tüm düşünce ve duygu yapısı pozitif bir değişime doğru evrilmektedir. Bu durum üzüntü ve hüzün için de geçerlidir. Eğer beyninize kötü düşünceleri yüklerseniz, olumsuz anılarınızı hatırlatmasını emrederseniz bu durum da tüm psikolojik durumunuzu olumsuz etkileyecektir.

Aslında beyin ve psikoloji ilişkisi siz neyi emrederseniz onu yapmak için programlanmıştır. Sizin istekleriniz ve emirleriniz dışındaki tüm beyin işleyişi, vücudunuzun normal şekilde çalışmasını sağlayacak sinyallerdir. Kalp atışı, organların düzenli çalışması, kan akışı, oksijen alışverişi  gibi olması gereken işlevlerdir.

Eğer beyninize gerçekleşmesini istediğiniz bir emri verdiğinizde, beyin otomatik olarak bu yönde çalışacaktır. Bu durum için yürümek, gülmek, koşmak gibi örnekler sunulabilmektedir. Psikolojik anlamda da beyninize verdiğiniz bir takım emirler vardır. Bu emirleri bilinçli veya bilinçsiz olarak beyninize iletirsiniz. Örneğin bir durum için sürekli kaygı duymak beyninizin olumsuz düşünceleri hatırlatmasına neden olacaktır. Bir şey için çok üzüldüğünüzde ise beyninize sürekli o durum ile ilgili anıları ortaya çıkartmasını emredebilirsiniz. Beyin her anı bir makine gibi kaydetmektedir. Gözlerinizin gördüğü tüm görsel durumlar beyninizde depolanmaktadır. Bilinçaltı da denilen bu alanda depolanan tüm görseller, siz beyninize emir vermedikçe hafızanıza yerleşmeyecektir.  Olumsuz, üzücü durumları hatırlamak psikolojinizin de bu yönde hareket etmesine neden olacak ve beyninizin depoladığı alandan sizi üzen  her ne varsa ortaya çıkartmasına sebep olacaktır.  Bu durum kişinin depresyon ve bunalım gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıklar yaşamasına yol açabilmektedir.

Aynı durumu pozitif örnekler ile açıklamak da mümkündür. Beyne iletilen olumlu yöndeki emirler ile, mutluluk, sevinç, yaşama isteği, aşk ve sevgi gibi bir çok güzel duygunun ortaya çıkması sağlanmaktadır.  Beynin pozitif düşünceler ile donatılması, hem vücut sağlığı hem de ruhsal sağlık durumları için oldukça büyük öneme sahiptir. Düşüncelerinizi güzel ve iyi olana yönlendirmek sizin elinizde bulunan bir fırsattır.  Hayatınızı iyi anlamda etkileyecek, yaşamınızı kolaylaştıracak ve belki de ruhsal durumuzu düzeltecek bir takım beyin egzersizleri mevcuttur. Beyninizin güzel ve iyi olana yöneltilmesi ile psikolojik durumlar değiştirilebilmektedir.

Psikolojiyi Olumlu Etkileyen Beyin Egzersizleri

Beyin ve Psikoloji İlişkisi

Beyninize sıklıkla gülümseme emri vermelisiniz. Gülümsediğimizde salgılanan “endorfin” hormonu, stresi ve kaygıyı azaltma da büyük rol oynamaktadır. Kötü düşüncelerden arındırılmış bir beyin daha rahat ve sorunsuz çalışarak uzun bir yaşamın kapısını aralamaktadır.  Bu durum sinir sisteminin düzgün ve sağlıklı çalışmasına da oldukça katkı sağlayacaktır.

İnsan beyninde gün içerisinde 60 bin ile 80 bin arasında düşünce oluşmaktadır. Bu düşüncelerin çoğunun kötü ve negatif olduğu düşünüldüğünde, ruhsal durumu ne denli etkileyeceği ortadadır. Bu sebeple oldukça pozitif ve iyi düşünmek gerekmekte, hayattaki tüm üzüntüler geride bırakılmalıdır. Çünkü insan nasıl düşünür ise öyle bir hayat sürmektedir. İyi düşünen ve mutlu olmayı isteyen insanların hayatları istenilen rotada ilerleme sağlamaktadır. Ancak kötü düşüncelere sahip bireylerde sahip olunan negatif düşünceler hayatında bu kötü gidişatta doğru yönlenmesine sebep olacaktır. Düşüncelerinizi yönlendirmek sizin elinizdedir. Böylelikle hayatınızın gidişatını da belirleyebilirsiniz.

Hayatınıza bir takım yenilikler etkilemek de bir başka egzersiz olarak sayılabilmektedir. Yeni dostluklar edinmek, yeni yerler görmek, yeni bilgiler öğrenmek beyninizin farklı alanlarda çalışmasına sebep olacaktır. Böylece stres ve üzüntü gibi durumlar yerine merak gibi duygular edinebilirsiniz. Yeniliklere açık olmanız beden ve ruhunuzun tazelenmesine olanak sağlayacaktır. Farklı duyguların yaşanması, farklı anıların kazanılması, farklı görsellerin kaydedilmesi beyninizi yeniye ve yeniliklere hazırlanmasına neden olacaktır.

Beynin çalışma alanını kısıtlayan aktivitelerden uzak durmanız gerekmektedir. TV izlemek gibi, dışarıdan verilen bir takım emirler ile beyninizin çalıştırılması, zihinsel kapasitenin de zayıflamasına neden olmaktadır. Zihin ile beyin birlikte çalışmaktadır. Zihnin dinç tutulması beynin de sağlıklı olması demektir. Bu nedenle zihninizi yavaşlatacak etkinlikler beyninizin de çalışma kapasitesini düşürmektedir. Hayal gücünüzü geliştirecek, zihninizi çalıştıracak etkinlikler yapmak ruhsal ve beden sağlığınızı yükseltecektir. Kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni bilgiler edinmek bu anlamda yapılabilecek en güzel örneklerdendir. Kendinizi geliştirmenin yanında, beyninizi de geliştirmekte ve çalıştırmakta olursunuz.

Yapılması önerilen bir diğer egzersiz ise, güne olabildiğince erken başlamaktır. Uyku vücudun gereksinimlerinden biridir. Ancak gereğinden fazla uyumak zihni yavaşlatmakta ve metabolizma hızını düşürmektedir. Beyin uyku esnasında durmaz ve çalışmaya devam eder, organlara çalışma emirlerini iletir. Bu nedenle sürekli bir çalışma içerisinde olan beyin, fazla uyunulduğunda daha çok çalıştığı için yorgun bir hale gelmektedir. Beyin yorgunluğu, halsizlik ve isteksizlik şeklinde psikolojik etkiler ortaya koymakta ve bu durumda tüm yaşam düzenini etkilemektedir. Dinç bir vücut ve beyin ise, çalışma isteği ve motivasyonu beraberinde getirmekte, hayat akışını olumlu yönde etkilemektedir.

Monotonluktan uzak bir yaşam tarzı belirleyin. Sürekli aynı şeyler ile uğraşmak, devamlı aynı işi yapmak hem psikolojinizi hem de beyin fonksiyonlarınızı etkilemektedir. Beyninizi farklı durumlar ile şaşırtın. Her gün tekrarlanan durumlar beyninize otomatik bazı konumlar iletecektir ve bu durum zaman ile beyin fonksiyonlarının gerilemesine neden olacaktır. Bunu engellemenin yolu ise kendiniz ve beyninizi şaşırtmaktır. Farklı uğraşlar içine girmek, sıradanlıktan uzaklaşmak ve yapılmayanı yapmayı denemek yapılacak en iyi seçeneklerden bazılarıdır.

Çeşitli sağlıklı yaşam aktiviteleri ile, beden ve psikoloji geliştirilebilmektedir.. Günümüzde oldukça popüler olan yoga ve meditasyon gibi etkinlikler, zihni boşaltmakta, beden ve ruhsal olarak bir rahatlama sağlamaktadır. Düzenli aralıklar ile yapılan bu yöntemler, stres ve kaygının azaltılması, vücudun ve beynin dinlendirilmesi, zihnin yenilenmesi gibi fiziksel ve psikolojik birtakım gelişimlerin oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Bireylerin, yapılması önerilen beyin ve psikoloji ilişkisi egzersizleri ile, tüm yaşam süresince kullanabilecekleri bir takım püf noktalar edinmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır. Böylelikle yaşanılan olaylar karşısında oluşan olumsuz duygularla baş etme yolları gösterilmekte ve bu duyguları ekin bir biçimde sistemlerinin dışına çıkararak zarar görmeleri engellenmektedir. Olumlu yaşam becerileri kazanan bu kişilerin hem bedenleri, hem duyguları, hem de ilişkileri sağlıklı bir yaşam sürebilecektir.

Sonuç olarak kişisel durumu etkileyen birçok durum beyin fonksiyonlarından kaynaklanmaktadır. Beyninizin vereceği tüm komutlar psikolojinizi yönlendirmede bir araç olarak kabul edilmektedir. Güzel olana yönlendirilmiş bir beyin, sağlıklı ve düzenli bir yaşam sunacaktır. Kötüye yönlendirmek ise, ruhsal çöküntü, bunalım ve depresyon gibi birçok hastalığın nedeni olabilir. Beyniniz izin anahtarınızdır.  Bu anahtar ile hangi kapıyı açmak istediğiniz ise tamamen sizin kararınızdır.

Ayrıca, EN İYİ PSİKOLOJİ FLİMLERİ  başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.