Son güncelleme: 7 Şubat 2020

Yeni tanıştığımız birine güvenmek mi, yoksa güvenmemek mi? Yeni bir insanla tanıştığınızda, kendimize ilk önce bu iki soruyu sorarız. Ancak, kendimize bu soruyu sorduğumuzda, karar vermek için hangi faktörleri göz önünde bulunduruyoruz? İnsanlar aslında şunu arıyor; yeni tanıştığım bir insana güvenmek veya güvenmemek konusundaki ipuçları nelerdir?

Bazen, insanlara karşı duyulan güvensizlik, bizim açımızdan pek çok olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Kendimizi dünyadan ihraç etmiş oluruz ve gün geçtikçe paranoyaklaşarak normalin dışına çıkarız. Tabi, yeki tanıştığımız bir insana karşı aniden güvensizlik duymak ne kadar yanlış ise, birden bire güvenmek de en az o kadar yanlıştır. Çünkü, hayatınıza girmeyi hiç de hak etmeyecek bir kişiye bu fırsatı tanımak sizin açınızdan hiç de faydalı olmaz. 

Özellikle günümüzde, yeni tanıştığımız birine güvenmek biraz daha ciddiyet ve güven içermelidir. Çünkü günden güne gelişen teknoloji ve gelişen bu teknolojinin beraberinde gelen sosyal medya uygulamaları, yeni insanların tanışmasına ve görüşmesine daha fazla olanak sağlamaktadır. Bu da demek oluyor ki, sanal dünyanın sosyal hayatı gerçek dünyanın sosyal hayatından çok daha fazla. Ancak, bir şey ne kadar fazla ise o kadar değersizleşir, bunu da hatırlatmakta fayda var diyerek yazımıza devam edelim…

Gerçek dünyanı ikili ilişkileri hakkında konuşacak olursak; yeni tanıştığınız bir kişiyle kısa sürede samimi bir ikili olabilirsiniz. Hatta bu durum, bazen çok sağlam bir dostluğun, bazen de hiç bitmeyecek bir aşkın başlangıcı olabilir. Ancak aynı zamanda da, tam bir kabusun da hazin bir başlangıcı olabilmektedir. Buradaki asıl sorulacak olan soru şu olmalıdır; yeni tanıştığınız birine güvenmek veya güvenmemek, bunu nasıl anlarız? 

Ünlü yazar Frank Sonnenberg der ki, “Güven tansiyon gibidir. Sessizdir, sağlık için hayati önem taşır ve kötüye kullanılması halinde ölümcül olabilir.” O yüzden, yeni tanıştığımız bir kişiye aniden güvenmemekte fayda var. Elbette insanlara güvenebiliriz, ancak bu güveni zamanla ve aşamalı bir şekilde sağlamalıyız. Şimdi bu konuyu, uzman kişilerden edindiğimiz bilgiler çerçevesinde daha detaylı bir şekilde ve başlıklar halinde anlatalım.


İçgüdülerimiz Her Zaman Doğruyu Söylemez

Yeni Tanıştığımız Birine Güvenmek

İlk başlığımıza, yapılan bir araştırma sonucunda edinilen ilginç bir bilgiden bahsedeceğiz. Edinilen bilgi şu şekilde; “İnsan beyninin, herhangi bir kişinin güvenilir olup olmadığını teyit etmesi sadece üç saniye sürüyor.” Bu sonuca, New York Üniversitesi ve Dartmouth College’nin ortak çalışması sonucu varılmıştır. Ayrıca, insan beyninin karar vermek için gerek duyduğu parametreler tamamen fiziksel yapıda çalışmaktadır. Örnek verecek olursak, Bir söylentiye göre; elmacık kemikleri belirgin ve kaş yapısı yüksek olan kişiler daha güvenilir bir yapıya sahiptir.

İnsanların güvenilirliği, tarih ile, o ülkenin maddi ve manevi durumu ile, yaşanan yüzyıl ve o ülkenin bulunduğu coğrafi konum ile de alakalıdır. Peki nasıl? Yapılan arkeolojik kazılarda bulunan iskeletler üzerinde yapılan çalışmalarda, tarih öncesi insanların yanaklarının içe göçük olduğuna saptanmıştır. Bunun en büyük nedeni ise, o dönemlerde yaşanan kıtlık ve açlık durumuydu. Aç olan bir canlı ise hiç de güvenilir değildir. 

New York Üniversitesi ve Dartmouth College’nin ortak çalışması sonrası varılan diğer bir araştırma sonucu diyor ki; İnsanlar, daha önceden tanımış oldukları bir kişiye benzeyen yeni bir insanla tanıştıklarında, o insana daha kolay güvenmektedir. Bu durum, kişi için zararlı olmakla beraber oldukça da aldatıcı bir durumdur.

İçgüdüler, yeri geldiğinde insan için oldukça kısıtlayıcı bir unsur haline gelmektedir. Sezgilerimiz, yeni tanıştığımız birine güvenmek konusunda doğru kararı vermek için tek başına yerli değildir. Ancak, geçmişte yaşadığımız ve gördüğümüz şeylerden dolayı edindiğimiz deneyim, içgüdülerimizi belli bir düzen ve biçim içinde yönetebilmektedir. Geçmiş tecrübelerimiz ile, şimdiki ve gelecekteki alacağımız kararlar hakkında bizi her zaman doğru yönlendiremese de, bize kesinlikle yardımıcı olmaktadır. 


Yeni Tanıştığımız Birine Güvenmek Zaman İsteyen Bir Süreçtir

Yeni Tanıştığımız Birine Güvenmek

Yeni tanıştığımız birine güvenmek konusunda hemen aceleci davranmamalı ve herkese aniden güvenmemeliyiz. Ancak bunu yerine, illa da insanlar hakkında olumlu düşünce yapısı içinde olmak isteyebiliriz. Bu durumda yapacağınız en doğru şey ise, her insanın kalbinde gerçek anlamda iyilik aramak ve insanlar hakında her zaman olumlu düşünmektir. Bu sayede, dünyaya, insanlara ve canlılara daha olumlu bir pencereden bakabilirsiniz. Ancak, bunu sakın güven ile karıştırmayın. Özellikle de, yeni tanıştığınız bir kişiye çok kısa süre içerisinde güvenmek, ilerde çok fazla üzüleceğiniz şeylerin olmasına davetiye çıkarabilmektedir. Az önce verdiğimiz iyi düşünmek örneği bir önyargı gibi düşünün. Ancak bu önyargı, tamamen iyi huylu bir önyargıdır. Daha detaylı anlatmak gerekirse, önyargı yapan kişi, önyargı yaptığı kişiyi daha hiç tanımadan, sırf onun dış görünüşü ile yaptığı değerlendirmeler sonucunda olumsuz düşüncelere dalmaktadır. Bizim bu konudaki iyilik önyargımız ise, daha yeni tanıdığımız kişilerin gerçekte nasıl birisi olduklarını öğrenmeden, “muhtemelen temiz kalpli ve iyi bir insandır, onunla iyi anlaşabileceğimizi umuyorum” demektir. Bu şekilde, hem kendi kalbimizi temiz tutmuş oluruz hem de çevremize karşı olan düşüncelerimiz kötülüklerden tamamen arınmış olur. Ancak tekrar söylemekte fayda var, yeni tanıştığımız birine güvenmek zaman isteyen bir süreçtir. O yüzden herkese, kim olursa olsun herkese, güvenimizi zamanla yansıtlamıyız. Şunu da unutmamak gerekir, bir şey ne kadar hızlı oluşursa, o şey o kadar da hızlı bir şekilde dağılır ve bozulur. Yani güven, zaman içinde inşa olan bir olgudur, kısa sürede olmaz, oluşamaz, oluşmamalı…

Bu da demek oluyor ki, yeni tanıştığımız kişiler her kim olursa olsunlar, ilk anda bu kişilere güven vermemeliyiz. Yeni tanıştığımız kişiler, karakter ve kişilik açısından birbirlerinden tamamen farklı kişiler olabilmektedir. Örneğin, yeni tanıştığımız birisi bazen, içine kapanık ve çevresi ile hiçbir şey paylaşmayan bir yapıya sahipken, yeni tanıştığımız diğer bir kişi ise, daha ilk konuşmalardan itibaren kendisi hakkında tüm her şeyini size ve çevresinde yeni tanıştığı herkese bir anda anlatabilmektedir. Ancak siz siz olun, daha ilk tanışmanızdan itibaren size karşı ilgisi varmış gibi görünen, kendisini size beğendirmek adına türlü türlü davranışlar sergileyen kişilere daha az ve daha geç güvenmeye çalışın. Bunu dememizdeki amaç, bu kişilerin güvensizliğinden kaynaklanan bişey değildir. New York Üniversitesi ve Dartmouth College’nin ortak çalışması sonrası varılan bir diğer araştırma sonucu diyor ki; Sessiz ve içine kapanık insanlar, güvenilir, dürüst, yardımsever, kişilikli ve karakterli olma konusunda daha becerikli kişilerdir… 

Tüm bu söylediklerimiz, yeni tanıştımız birine güvenmek veya da güvenmemek konusunda olumlu bir şekilde karar verebileceğiniz geçerli sebep ve etkiler olabilir. Ancak, insanlara güvenmek ve bu konuda hata yapmamak için insan davranışları ve anlamları üzerinde bilgi sahibi olmaya çalışmanız gerekmektedir. Yani kısaca, beden dilini ve beden dilindeki vücut mimiklerinin ne anlama geldiğini bilmelisiniz. Bu sayede, insanların sergilediği davranışlardan yola çıkarak mantıklı sonuçlar elde edebilirsiniz. Ayrıca, iş arkadaşlarınızı, sosyal arkadaş çevrenizi ve ailenizi de iyi tanımanız gerekmektedir. Bu sayede yeni tanıştığınız birine güvenip güvenmeme konusunda daha tecrübeli olacak ve bu konudaki yanılma payınızı en aza indirebileceksiniz. 

Yeni Tanıştığımız Birine Güvenmek Konusunda Dikkat Edilmesi Gereken İşaretler

Yeni tanıştığımız birine güvenmek veya güvenmemek konusunda bizen emin olamayız. Yeni tanıştığınız birine güvenip güvenmeme konusunda doğru bir şekilde karar vermek istiyorsanız doğru bakış açısı ile yeni tanıştığınız kişinin hareketlerini ve davranışlarını dikkatli bir şekilde inceleyebilirsiniz. Karşınızdaki kişiyi, bakışlarınız ile dikkatli bir şekilde test etmek, sizin daha sabırlı ve sağduyulu bir insan olmanızı sağlamasının yanında, vereceğiniz kararların da doğruluk payını yükseltmektedir. İşte, insanlara güvenmek konusunda aklınızda bulunması gereken bazı şeyler;

  • Yapılan İltifatlar ve Alınan Hediyeler. Kulağa hoş gelen iltifatlar ve ansızın alınan sürpriz hediyeler, tanıdığınız ve sizinle iyi bir iletişim halinde olan kişilerden geldiğinde mutluluk veren şeylerdir. Eğer ki, hiç tanımadığınız birisi size çeşitli konularda iltifatlar yağdırıyorsa ve size çeşitli hediyeler alıyorsa, sizi mutlu ederek aynı zamanda sizi daha iyi tanımanı bir yolunu arıyor veya size yaranmaya çalışıyor olabilir.
  • Başkalarına güveniyorlar mı? Şunu da bilmekte fayda var; eğer bir insan, diğer insanlara da güven duyabiliyorsa bu o kişinin gerçek anlamda güvenilir olduğunun bir göstergesidir. Çünkü, başka insanların sahip oldukları özellikler ve göstermiş olduğu hareket ve davranışlar, çoğu zaman sizinle aynı olabilmektedir. O yüzden, yeni tanıştığınız birine güvenmeden önce, diğer insanları ne şekilde gözlemlediğini ve diğer insanları gözlemlemesi sonucunda onlar hakkında nasıl yorumlar yaptıklarına bakın. 
  • Cazibe. Yeni tanıştığınızı birisi, size cazibeli yaklaşıyorsa bunun iki nedeni vardır; ya sizi manipüle etmek istiyordur ki bu durumu fark ettiğiniz andan itibaren o kişi ile iletişiminizi kesinlikle kesmeniz ve onunla bir daha asla görüşmemeniz gerekir. Bir diğeri de, size gerçekten değer vermek ve sizden de gerçek anlamda değer görmek istiyordur. Bu kişilere ise, hayatınızda her zaman yer vermeye çalışın. Ancak bunu bir anda güvenerek değil, belirli bir süreç sonucunda yavaş yavaş geliştirin. Çünkü insanlar sürekli değişim halindedir. Bir de bakmışsınız ki, bugün gözünüz kapalı bir şekilde güvendiğiniz birisi, daha sonra size bir yanlışta bulunmuş… O yüzden hiç kimseye aniden ve gereğinden fazla güvenmemekte fayda vardır. 
  • Hayal kırıklığı ile başa çıkış şekilleri. İşler yolunda gitmediğinde yeni tanıdığınız kişinin nasıl tepki verdiğine dikkat edin. İnsanlar, yapmaya kalkıştıkları bir işten sonra veya da heves ettikleri bir hayal sonucunda, hayal kırıklığına ulaştığı vakit, yaşadığı deri hüzün ve üzüntüyü açığa vurma eğiliminde olurlar. Ancak bu eğilimi bazen hiç farkında bile olmadan yaparlar ve bu esnada kendileri hakkında diğer birçok şeyi de istemsizce açığa vururlar. Bu durum sizin için tamamen olumsuzluk içeren, kötüye negatif bir durumdur. Ancak, yaşadığınız trajedi ve hüzünlü durumlar sonucunda, yani yaşadığınız hayal kırıklıkları sonucunda kendiniz hakkında birçok şeyi açığa vurarak erin bir hüzün içinde olduğunuzda, yeni tanıştığınız kişiyi tam da bu esnada gözlemleyin. Eğer ki, sizin üzülmenizle o da üzülüyorsa o kişi her zaman bir güven şansını hak ediyor demektir. Ancak yeni tanıştığınız kişi, sizin üzgün ve mutsuz, en önemlisi de hayal kırıklığı içerisinde olduğunuz bir anda umursamaz ve ilgisiz davranıyorsa, o kişi ile bir yakınlık kurmanın da size hiçbir faydası dokunmayacaktır. Kısaca, sizin dertli anlarınıda, sorunlu durumlarınızda ve üzüldüğünüz zamanlarda yanınızda olamayacak bir insana asla güvenmeyin.

Ayrıca, EN YAYGIN PSİKOLOJİK ÖNYARGILAR başlıklı yazımızı okuyarak Önyargılar hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.