Hiç düşündünüz mü, dünden bugüne kadar geçen sürede unuttuğumuz yaşam sırları nelerdir diye?

Ayrıca, EGO İLE BAŞA ÇIKMANIN 3 TEMEL YOLU başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

İnsanlık nesli olarak, yılların geçmesi ile beraber birçok farklılaşmanın da doğrudan doğruya içerisine giriyoruz. Yılların geçmesi ile beraber kişiliğimiz, davranışlarımız, hayallerimiz ve hatta gerçeklerimiz bile çok büyük bir değişim içersine giriyor. Bunun nedenini bazen çok iyi bir şekilde yorumlayıp, bazen de istediğimiz gibi anlamlandıramamakla beraber, bir de bakıyoruz ki akan zaman içinde anlayamadığımız bir şekilde sona doğru gelmişiz ve ömrümüzün çok büyük bir kısmı geride kalmış. Biz de, Melankolik Yaşam olarak bu konu üzerinde bir farkındalık oluşturmak istedik ve sizler için bu yazıyı hazırladık. İşte, dünden bu güne kadar geçen sürede unuttuğumuz 3 yaşam sırrı;


1. Hayal Kurmayı Gerçekten De Unuttuk

Dünden Bugüne Unuttuğumuz 3 Yaşam Sırı

Tabi bu başlığı okuduktan sonra diyebilirsiniz ki, öyle bir şey yok. Biz, gayet de hayal kurabiliyoruz ve hayatımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz diyebilirsiniz. Ancak, bu öyle olmamakla beraber, hayal kurmayı unuttuk cümlesi de günümüz toplumlarına göre gayet de doğru bir cümledir. Çünkü biz, yani insanlık nesli olarak hayal kurmayı elbette ki unuttuk. Gerçeklikte şöyle bir kural vardır, değişime uğrayan her şey, yok olmaya mahkumdur diye. Hayal kurmak ise, buna verilebilecek çok güzel örneklerden bir tanesi olup, bizim insanlık nesli olarak dünden bu güne kadarki geçen süreç içersinde unuttuklarımız arasında yer alır. Eğer ki siz, buna halen inanmıyorsanız, konuşabileceğiniz en yaşlı kişi ile bunu konuşun. Ona, geçmiş yıllardaki veya da sizin yaşınızdaykenki hayalleri nedir onu sorun. İşte o zaman gerçekten de anlayacaksınız ki, bizler insanlık nesli olarak dünden bu güne kadar ki geçen süreçte hayal kurmayı gerçekten de unutmuşuz. Böyle bir girişim içerisinde olmak da sizin önemli ölçüde faydanıza olup, gerçekçi hayallere daha sıkı bir şekilde bağlanmanıza da yardımcı olacaktır. 


2. Bilgi Birimimizi Çok Önemli Ölçüde Unuttuk Unuttuk

Dünden Bugüne Unuttuğumuz 3 Yaşam Sırı

İnsanı insan yapan ve insanı diğer tm canlılardan ayıran en önemli özelliği, insanın bilgi birikimi yapabilen bir canlı olması özelliğini bizler artık tamamiyle unuttuk. Bu unutuş şekli, geçmişten günümüze kadar ki süreçte gelişen unutuşlar arasına o kadar ironik bir hâl almıştır ki, bunun açıklaması bizleri gerçek anlamıyla şaşırtmaktadır. Buna verilebilecek en iyi örnek ise, teknolojinin ta kendisidir. Çünkü insan, kendi aklını ve yine kendi bilgi birikimini kullanarak teknoloji denen yeniliği icat etti. Sonrasında ise, tüm her şey insanın aleyhine doğru işleyen bir süreç içerisine girdi. Peki bu nasıl oldu diye soracak olursanız, hemen hemen her işini teknoloji ile gerçekleştiren insan, bilmesi gereken birçok şeyi teknolojinin hafızasına yüklemeyi tercih etmeye başladı. Durum böyle olunca da, insanın beyni geçmişe oranla daha boş kaldı ve bu durum da insanın genlerine dahi direkt olarak etki etti. Geçmişte ise, durum şimdikinden aha farklı bir şekilde işlemekteydi ve insan, birçok farklı bilgiyi ve olguyu çok iyi bir ölçüde aklında tutmaktaydı. Bu durum, yani insanın bilgi birikimini unutması ve her şeyini teknoloji içerisine yüklemesi gelecekte de aynı şekilde devam ederse, acaba insan daha az bilgi kapasitesine sahip bir canlı olmaya doğru adım atma evresine geçiş yapabilir mi? Bu soru cevap olarak, bir anlamda çok saçma geliyor fakat bir anlamda da, inanılmaz ölçüde de bir gerçeklik barındırıyor içinde. Biz ise, bu konudaki fikrimizi beyan etmekte ve daha derin yorumlamaları herkesin kendi iradesine bırakmaktayız. 


3. En Önemlisi De; Sevgimizi Unuttuk

Dünden Bugüne Unuttuğumuz 3 Yaşam Sırı

Her şeyi kaybedebiliriz ama, sevgimizi asla! diyebilirsiniz… Ancak ne yazık ki bizler, geçen onca sürecin ardından, sevgimizi de çok önemli bir ölçüde kaybetmiş bulunmaktayız. Çünkü insanlar geçmiş yıllarda daha sevecen ve daha halden anlar kişilere sahiplermiş. Bunun nedeni ise, birbirleri ile daha sık görüşmeleri ve daha kaliteli iletişim kurmalarıdır. Yani buna, Melankolik Yaşam olarak şöyle bir söz örneğinde bulunabiliriz; “Yan yana iken edilen beş dakikalık yüz yüze sohbet, binlerce kilometre uzaklıktayken edilen ve saatlerce süren sosyal medya sohbetinden çok daha kalitelidir” çünkü insan, sohbet ettiği esnada ya canlı görebilmeli ya da canlı duyabilmelidir. Bunlara imkanı yoksa bile insan, bir mektup yazardı diğerine, O mektup ise yazılan kişiye günler sonra ulaşmış olmasına rağmen çok önemli bir değer taşırdı içerisinde.