Çağın Hastalığı Stres

Başlıktan da bilindiği üzere stres hayatımızda yeni bir hastalık pozisyonuna geldi tedavisi olarak kimi bu çağda birçok farklı psikologla geçiştiriyor, kimi stresi depresyon haline koyarak o halinden haz alma duygusuyla geçiştiriyor. Stres başlı başına bir hastalık pozisyonundayken insanlar kendini bu hastalığa bağladıkça içinden türetmeler oluşuyor. Bu hastalıkla başa çıkıp hastalığın nedenini kimse, kendinde tedavisinin bulunduğunu algılayamıyor. Bu hastalığı oluşturan da yine iyileştirecek olanda insanın kendisidir. Bu hayatta insanoğlu ne yaparsa yapsın iyi veya kötü yaptığı kendinedir ve sonuçları ile de yine kendi uğraşır. Yani stres babın da bakar isek insan kendi kafasında oluşturduğu sorunlarını yine kendi çözüm yolları arayarak bulmalıdır. Nasıl? Diye sorarsanız eğer: Öncelikle insan beyninde çözüm algoritmasını oluşturması lazımdır. Çözüm algoritması nedir? Diye sorarsanız: Çözüm algoritması genelde beynimizin sol lobu ile ilgilidir. Beynimizin sol lobu mantıksal düşünme yönünde eğilimlidir o yüzden çözüm arama aşamasında beyin sol lob ile bağlantıya geçer. Bizim stres kavramı için çözüme gidecek algoritmamız ise öncelikle olarak sıralarsak:

  • Etki eden stresin adı nedir?
  • Strese etki eden nedenler nedir?
  • Bendeki stresin pozitif ve negatif yönleri nelerdir?
  • Strese yaklaşımım ne olmalıdır?
  • Çocukluk çağım ile şimdiki yaşadığım stresin bir bağlılığı var mıdır?
  • Stres den kurtulmak için rutin olarak neler yapmalıyım?

Tüm bunların cevabını oluşturursak eğer insan stres yönetiminde kaygılarını bir kenara bırakıp kendinin ve çevresindekilerin farkına varmalıdır belki bu hayatta zordur ama ne olursa olsun olaylara pozitif yönünü koyarak ilerlemelidir yani düşüncelerini olabildiğince az ve öz şekilde doğruya yakın ilerlemelidir. Konuşacak sözcükleri yalın olmalıdır. Ruh dinliği için kendini geliştirecek kötüyü çağıran düşüncelere kafa atacak şekilde bilgi birikimini oluşturmalıdır. Bunu da kitap okuyarak en güzel haliyle ortaya koyar bir başka yöntem olarak bizim için en güzel terapiyi oluşturacak olan tabi ki de “DUA” olacaktır. İnsan yaratılışından bu yana İlahi gücün ekseni etrafındadır sadece farkındalığını ortaya çıkaramadığı için bu gibi bedensel ve ruhsal bunalım niteliğini yaşamaktadır. Çağımızın hastalığı olarak nitelendirdiğimiz bu stres kavramının insan beyni üzerindeki bağlılığı ve hayat uğraşları ile kendine vakit ayıramama yada kendini o halde alıştırdığı için hep o hali benimseme gibi eğilim safhasında bulunduğu için oluşmaktadır çözümü ise kendinde olan yapacaklarını ve yapmış olduklarını bir öne çıkarıp bir gün her şeyin boş olduğunu bilmesidir ve bu hayat için insanlık için “Empati” adı verilen kelimeyi kullanıp tek derdi bu hayatta kendinin yaşamadığını bilip birçok insanın belki onun yaşamında olmak isteğini hayal ettiğini düşünmek gerekir ve bu hastalık için en çok “Şükür ve Dua “ gereklidir.

Gülizar Kurt

1997 Ankara doğumluyum aslen Kırşehirliyim 2018 Kastamonu Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunuyum meslek olarak Teknikerim aynı zamanda ek olarak bir üniversite daha okumaktayım.Kitap kurduyum ve yazar olma yolundayım emin adımlarla ilerliyorum. 12 yaşından beri şiir yazmaktayım bir şiirimde "Tek Yön Edebiyat" adlı kitap da bulunmaktadır. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum şiirsel havada çekimler yapmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir